Bugun...



Konaklı Köyü Tarihinde ''İz bırakan Kahramanlar'' =1=

1956 Yılında Konaklı Köyü Ormanında vuku bulan bir olayı ve sonrasında neler yaşanmış anlatmaya çalışacağım

facebook-paylas
Güncelleme: 06-09-2019 10:04:28 Tarih: 01-09-2019 18:11

Konaklı Köyü Tarihinde ''İz bırakan Kahramanlar'' =1=

Konaklı Köyü Tarihinde ''İz bırakan Kahramanlar'' =1=


KONAKLI Köyü tarihinde ''iz bırakan kahramanlar'' yazı dizisinin birincisini yayımlıyoruz.


Sizlere bildiğim kadarıyla ve dilim döndüğü kadar Konaklı Köyü Tarihinde iz bırakan, 1956 Yılında Konaklı Köyü Ormanında vuku bulan bir olayı ve sonrasında neler yaşanmış anlatmaya çalışacağım. Bu olayı bilen o yıllarda yaşamış kişilerle ve bizzat olayın mağduru şahıslarla yapmış olduğumuz görüşmelerde anlattıklarından ve fikir alıverişinde bulunarak elde ettiğimiz bilgiler doğrultusunda anlatmaya çalışılmıştır.
 

Yıllar öncesinde, köyler arası anlaşmazlık neticesinde meydana gelen bir hadisedir. 1956 Yılında Gümüşhane Şiran Konaklı Köyü ile Giresun Alucra'ya bağlı Çalgan köyü arasında Orman yüzünden anlaşmazlık yaşanmaktadır. Konaklı Köyü ile Çalgan köyü Arazisi ve Ormanın büyük bölümü sınırdır. Orman sınırları konusun da ihtilâf çıkması nedeniyle 20 Ekim 1956 Tarihinde Konaklı Köyü Ormanında Girtlicanin Doruk mevkisinde çıkan çatışmada Konaklı Köyü'nden iki yiğit insan Çalgan köyüluleri tarafından silahla açılan ateş sonrası vurularak Şehit olmuşlardır. Bunlar  Zekeriye ve Kezban oğlu Hüseyin Kara (24)  ile birlikte  (Gülali) Ali ve  Zahide Oğlu Mehmet Ağca (46) dir.,..!
 

O yıl Ailesinin geçimini ve çocuklarının nafakasını kazanmak için, Hüseyin Kara Hacı Mehmet Kara'nın Muhtarlığında köy bekçisi durmuşdur. O gün Orman Korucusu olan Mehmet Ağca ile birlikte  Ormanı Korurlarken Çalgan Köylüleri ile çıkan çatışma sonrasında Şehit olmuştur. Çocuklarının nafakasını kazanmak bekçilik yaparken vazife başında ormanda vurularak Şehit olan  Hüseyin Kara çocuklarını Yetim bırakmıştır. Bu olaya ne kadar 1956 Yılında meydana gelmiş olsada, günümüzde yaşamakta olan torunlarınıda etkileyecektir. 2011 yılında kaybolan veya evini terk eden Hüseyin Karanın oğlu Mehmet Kara, çocuklarını üzüntüde birakmıştır. Halen kendisinden haber yoktur.
 

 

Hüseyin Kara henüz gençliğinin baharında 24 Yaşındaki bir genç fidan iken atılan bir kör kurşuna hedef oldu ve şehit olarak 20 Ekim 1956 tarihinde  Hakka yürüdü.
 

Bu genç ve yüreği büyük insana şükran borçluyuz, vefa borçluyuz dahası vatan toprak Orman borçluyuz. Allah Rahmeti ile muamele eylesin, Makamı Cennet olsun inşallah Şehit olmuştur, çunkü vatan toprağını korumak için görev başında vuruşarak ve çarpışarak Hakkın rahmetine kavuşmuştur.
 

Bu yiğit ve genç insan, Köyünün Ormanı korumak amacıyla Hayatını seve seve feda etmiştir. Bizlere düşünse her zaman onu rahmetle ve saygıyla anmak olmalıdır. Bizlerden sonraki Nesillerin de bilmesi ve Bu Kahraman insanı unutulmaması için bu yazı kaleme alınmıştır.
 

1956 Yılından sonra, korkusuzca Ormana gidebiliyorsak, Odun edebiliyorsak, gozalık toplaya biliyorsak, Arka arka odun edip getirebiliyorsak, araba araba çam dalı çam odunu getirebiliyorsak, daha sonra motor motor çam ve çam odunu getirebiliyorsak, korkusuzca Hayvanlarımızı arazide ve ormanda otlatabiliyorsak işte bu vatanı için can veren  yiğit insan, kahraman sayesindedir. O yediği kurşunla Can vererek bedelini  ödedi, bizler rahat rahat yaşıyoruz. İşte bu sebeplerden dolayı ona teşekkür borçluyuz, minnet ve şükran borçluyuz. Bunu Konaklı Köylüyüm diyen hiçbir fert unutmamalı ve aklından çıkartmamalıdır.
 

Vatanın Anlamını şu sözler ne güzel anlatmış.’’ Yeryüzündeki herhangi bir kara parçasının "vatan" statüsüne geçebilmesi için, orada yaşayan orayı yurt olarak benimseyen insanların o toprak uğrunda seve seve mallarını, canlarını feda etmeleri gerekir. İşte o zaman orası "vatan" olur. Değilse bir arsa, bir tarladan öteye geçemez...”

 

Şair Mithat Cemal Kuntay ‘in dediği gibi,

''Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.
Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. ''

Dizelerinin anlattığı gibi, Toprağın ''Vatan'' olmasın için Onlar Canlarını Feda ederek bedelini ödediler bizler rahat rahat yaşayalım diye.

 

22 Mart 2010 tarihinde kendi yazdığım “HASRETİM SANA KONAKLI” adlı şiirimin bir dörtlüğü şöyledir.

Yalnız merek ta eskiden beri panayır yeri,

Kesmişler ormanın sembolü altı kardeşleri.

Senin için canını vermiş nice koç yiğitleri.

Çamların çekim kokusuna Hasretim Konaklı.

Bu dörtlükte ki,

“Senin için canını vermiş nice koç yiğitleri.”

Dizesindeki “...KOÇ YİĞİTLERİ.”  Mehmet Ağca ve Hüseyin Kara kahraman yiğitler için söylenmiştir.

 

Kezban ve Zekariye  Oğlu  Hüseyin Kara: ( 01 Şubat 1932 – 20 Ekim 1956)
                                 MERYEM ve HÜSEYİN KARA'NIN ÇOCUKLARI

 

Hüseyin Kara (24) Şehit olduğunda, Geride Biri 01 Nisan 1955 doğumlu bir yaşında Mehmet Kara biri 01 Ocak 1953 Doğumlu Üç Yaşında Zekeriye Kara adlarında iki yetim ve bir Dul ve gözü yaşlı Eş bırakarak, Vatan toprağı kutsal diyerek canını feda etti. Geride Dul kalan eşi Meryem Kara Yetimleriyle kala kalmıştır.


 

Zekeriye oğlu Hüseyin Kara Şehit olduğunda dört kardeştiler. 01 Mayıs 1927 Doğumlu Ahmet Kara, 06 Eylül 1933 Doğumlu Zeliha  (Kıymet) Kara ve 15 Ocak 1942 Doğumlu Vahap Kara  adlarında üç kardeşi vardır.


Bunlardan Zeliha (Kıymet) Kara Psikolojik Rahatsızlığı olduğu için evlenmemiş ömrünü Vahap Kara’nın himayesinde ve yanında geçirmiştir. Ahmet Kara ise Köyünü terk ederek Zonguldak’ın bir Köyünde hayatını devam etmıştır. Zonguldak'da  21 Ocak 1997 Salı günü  vefat etmiştir, mezarlığıda Zonguldak'dadır.. Vahap Kara ise Hüseyin Kara’nın bırakmış olduğu Zekeriye (3), Mehmet Kara (1)  yetimleri, Dul kalan eşi Meryem Kara (31) ve Rahatsız olan Kardeşi Kıymet Karaya bakmak zorunda kalmıştır.

 

Babası vurulduğunda 01 Ocak 1953 Doğumlu olan Zekeriye Kara  Daha henüz 3 yaşında bir çocuktu ve 01 Nisan 1955 Doğumlu olan Mehmet Kara henüz 1 Yaşında yetim kalmıştırlar. Eşi Hüseyin Kara'yı (24) Genç yaşta kaybeden Meryem Kara'nın (31) ve iki yetim çocukla birlikte zorlu ve çileli hayatı başlamıştır.


Hüseyin Kara’nın Eşi Meryem Kara 01 Temmuz 1925 doğumlu 31 yaşında dul kalmıştır. İki küçük çocukla dul Kalan Meryem Kara ne yapacağını bilemez halde çaresiz olarak kala kala kalmıştır.
 

Bakmakta zorlanacağını düşündüğü için Yetim Kalan oğularından Mehmet Kara’yı 1961 yılında henüz altı yaşında iken, Zonguldak’ta yaşayan Kaynı yanı oğlunun Amcası Ahmet Kara’ya evlatlık vermek zorunda kalmıştır. Hüseyin Kara’nın yetimlerinden Mehmet Kara amcasının yanında büyüyerek, evlenmiş çocuk çoluğa karışmıştır. Şu anda 5 çocuğu vardır.
 

Yalnız evlatlık verilmesi çok zoruna gidecek Anasına küsecek ve ömrü boyunca Köyü Konaklı’ya ve Annesini görmeye hiç gitmeyecektir. Fakat Meryem Kara Vahap Kara ile birlikte oğlu Mehmet Kara'yı görmek için Zonguldak'a ara sıra ziyaretine gidip gelmektedir.
 

Hayata küsmüş Olan Mehmet Kara 14 Mart 2011 Tarihinde Zonguldak’ta, cebinde bulunan, Banka Hesap defteri, Parası ve Nüfus Cüzdanını hülasa cebinde ne varsa yatak odasına bırakarak evini terk etmiştir. Mehmet Kara çocukları ve akrabaları Afat ekipleri ve çeşitli kurum kuruluş ekiplerince aramasına rağmen bulamamışlardır. Halen kendisinden bir haber yoktur, ölmüş mü? Sağ mı? Bilen yoktur. Evini terk ettiği 14 Mart 2011 tarihinden bu güne kadar emekli maaşını almak için bankaya gitmediği tespit edilmiştir.
 

Hüseyin Kara’nın Kardeşi Vahap Kara, Zekeriye Kara ile Dul Kalan Meryem Kara perişan olmasın ortada kalıp sefil perişan olmasınlar diye diye Himayesi altına almak amacıyla Meryem Kara ile evlililk yapmıştır. Meryem Kara ile Vahap Kara arasında 17 yaş farkı olmasına rağmen, Yeğeni Zekeriye Kara ile Kardeşi Zeliha (Kıymet) Kara'ya bakabilmek için bu yaş farkını umursamadan Meryem Kara ile Evlenmiştir.


Vahap Kara Kardeşi Kıymet Kara ve yeğeni Zekeriye Kara'nın Psikolojik Rahatsızlıkları olmasına rağmen, Bunları kimseyle Muhtaç etmeden Meryem Kara ile beraber bakmışlardır. 31 Ekim 2008 Tarihinde Meryem Kara hakkın rahmetine kavuşmuştur. Bu tarihten itibaren Vahap Kara hem Yetim hem Öksüz kalan Yeğeni Zekeriye Kara'ya ve Kardeşi Kıymet Kara'ya analık hem babalık yapmaya devam etti. 05 Şubat 2013 Tarihinde Zeliha (Kıymet) Kara vefat ettikten sonra Zekeriye Kara ile Vahap Kara çileli Hayatlarına devam ettiler. Birbirlerine destek olarak devam eden hayatlarında karşılaştıkları zorlukları beraberce aşmaya çalıştılar.  23 Nisan 2018 Tarihinde Vahap Kara vefat ederek Zekeriye Kara Yalnız kalmış oldu.
 

Vahap Kara ölümünden 6-7 Ay önce Zekeriye Kara’yı Şebinkarahisar Kimsesizler ve Düşkünler Bakım evine yerleştirdi. Sanki öleceğini biliyormuş gibi. Çeşitli Zamanlarda şikâyet olmasına rağmen, gelen devletin memuruna, ‘’Ben bakacak kadar varım, ben ölmeden Zekeriye Kara’yı kimseye ve hiçbir yere vermem’’ diyen ve de vermeyen Vahap Kara ölümünden 6-7 Ay önce kendi elleriyle Şebinkarahisar Kimsesiz ve Düşkünler Bakım evine yerleştirdi. Burada 3-4 Ay Kalan Zekeriye Kara Hastalığının doktoru olmaması nedeniyle Giresun Valiliği Özel Giresun Bakım Merkezine nakledildi ve halen burada yaşamını sürdürmektedir. Vahap Kara yeğeni Zekeriye Kara’yı Bakım evine yerleştirdikten 6-7 Ay sonra, 23 Nisan 2018 Pazartesi günü vefat etmiştir.
 

Köyü ve Ormanı İçin Canını düşünmeden feda eden Kahramanlardan biri olan Hüseyin Kara’nın bizlere tek emaneti olarak Zekeriye Kara kalmıştır. Ona kahramanımıza saygılı olmak hasebiyle iyi bakalım. Arada sırada da olsa Kaldığı Giresun Bakım evinde ziyaret edelim. Onu hoş tutarsak Hüseyin Kara'da bizlerden hoşnut olur İnşallah... Meryem, Zeliha (Kıymet) ve Vahap Kara'ya Allah rahmet eylesin mekânları cennet olsun inşallah.
 

Bu vesile ile Köyü ve Köyü’nün Ormanı için canlarını feda eden iki kahramanlarımız, Mehmet Ağca (46) ve Hüseyin Kara’yı (20) Rahmetle ve minnetle anıyorum. Allah Rahmetiyle muamele eylesin Makamlarını cennet olsun inşallah. (Âmin)
 

Her iki yiğit Kahramanlarımıza, Şahsım Konaklı köyü Halkı ve Konaklı Haber adına şükranlarımı sunuyorum , Rahmetle ve minnetle anıyorum..!


DİP NOT (1) : Bu Hayat hikayesini yazmaya başladığım 20 Temmuz 2019 dan bitirdiğim 01 Eylül 2019 Tarihine kadar geçen sürede; Doğrusu bu kadar dramla karşılaşacağımı tahmin etmemiştim. Doğruyu söylemek gerekirse çok şaşırdığım konular oldu.


DİP NOT (2) : Bu Çalışmada bizlere yardımcı olan ve çalışmanın tamamen gerçeklerin açığa çıkmasına katkı yapan ; Bilgi ve belgeleri elde edilmesinde yardımcı olan herkese çok teşekkür ediyor şükranlarımızı sunuyoruz.

1- Sabahattin Kara (Zekeriyenin Kardeşi  Mehmet Kara oğlu) Babası ile ilgil bilmediklerimizi öğrenmemize katkı sundu.

2- Hacı Doğan ( Eski Konaklı Köyü Muhtarı)

3- Salih Öztürk (Süleyman çavuş Oğlu)

4- Mustafa Temur (Usta gilin Mehmet Oğlu) Nüfusda Doğum ve ölüm tarihleri ile ilgili katkı sundu.

5- Bu Hikayede adı geçen şahısların akrabaları ile yapılan görüşmede fikir alış verişinde bulunarak hikayenin meydana çıkmasına katkı sunan herkes.
 

DİP NOT (3) :
Konaklı Köyü Tarihinde İz bırakan Yaşanmış hayat hikayeleri Yazı dizisi devem edecektir.

Bu konuda söylemek istediği olanlar bizlerle irtibata geçebilirler. Kaleme aldıkları ve/veya alacakları Yaşanmış Hayat hikayelerini, Edebi her türlü yazı; Şiir, Makale ve Yaşanmış Hayat hikayeleri yazarak bizlere ulaştırıldığı taktirde yazan kişi adına burada KONAKLI HABER de yayımlayalım. 

 

NOT (1) :  Bu Yazı dizisinde Mehmet Ağca ve Hüseyin Kara'nın hikayesi birlikte yazılmaya başlandı. Fakat Mehmet Ağca'nın bilgi ve belgelerinin bazıları tamamlanamadığı için ayrı ayrı yayımlamaya karar verilmiştir.

 

NOT (2): Zekeriye Kara’yı Ziyareti etmek isteyenler için Kaldığı kurumun adresi ve Telefon numarası.

GİRESUN VALİLİĞİ ÖZEL GİRESUN BAKİM MERKEZİ
Adres: Teyyaredüzü Mahallesi Batlama Sanayi Caddesi No: 230
GİRESUN
Telefon: 0454 225 86 82


 

Araştırma ve Derleme:


Mustafa DOĞAN

20 Temmuz 2019 - 01 Eylül 2019
KONAKLI HABER
Genel Yayın Yönetmeni

 

 



 




Kaynak: KONAKLI HABER

Editör: Mustafa DOĞAN

Bu haber 545 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÜLTÜR & SANAT Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Konaklı Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI