Bugun...



Konaklı Köyü Tarihinde ''İz bırakan Kahramanlar'' =2=

1956 Yılında Konaklı Köyü Ormanında vuku bulan bir olayı ve sonrasında neler yaşanmış anlatmaya çalışacağım

facebook-paylas
Güncelleme: 10-09-2019 10:35:57 Tarih: 10-09-2019 10:11

Konaklı Köyü Tarihinde ''İz bırakan Kahramanlar'' =2=

Konaklı Köyü Tarihinde ''İz bırakan Kahramanlar'' =2=


KONAKLI Köyü Tarihinde iz bırakan Kahramanlar yazı dizisinin ikincisini yayımlıyoruz.
 

Sizlere bildiğim ve dilim döndüğü kadar Konaklı Köyü Tarihinde iz bırakan 1956 Yılında Konaklı Köyü Ormanında vuku bulan bir olayı ve sonrasında neler yaşanmış anlatmaya çalışacağım. Bu olayı bilen o yıllarda yaşamış kişilerle ve bizzat olayın mağduru şahıslarla yapmış olduğumuz görüşmelerde anlattıklarından ve fikir alıverişinde bulunarak elde ettiğimiz bilgiler doğrultusunda anlatılmaya çalışılmıştır.
 

Yıllar öncesinde, köyler arası anlaşmazlık neticesinde meydana gelen bir hadisedir. 1956 Yılında Gümüşhane Şiran Konaklı Köyü ile Giresun Alucra'ya bağlı Çalgan köyü arasında Orman yüzünden anlaşmazlık yaşanmaktadır. Konaklı Köyü ile Çalgan köyü Arazisi ve Ormanın büyük bölümü sınırdır. Orman sınırları konusun da ihtilâf çıkması nedeniyle 20 Ekim 1956 Tarihinde; Konaklı Köyü Ormanda Gırtlıcanın doruk mevkisinde çıkan çatışmada Konaklı Köyü'nden iki yiğit insan Çalgan köylüleri tarafından silahla açılan ateş sonrası vurularak Şehit olmuşlardır. Bunlardan biri olan (Gülali) Ali ve  Zahide Oğlu Mehmet Ağca (46), Önceki yazımızda bahsettiğimiz Hüseyin Kara ile birlikte vurularak şehit olmuşlardır.
 

O yıl Ailesinin geçimini ve çocuklarının nafakasını kazanmak için, Mehmet Ağca Orman korukcusu durmuştur. Ormanı Korurlarken Çalgan Köylüleri ile çıkan çatışma sonrasında Köy Bekçisi olan Hüseyin Kara ile birlikte şehit olmuştur. Çocuklarının nafakasını kazanmak için gittikleri ormanda vurularak Şehit olan Mehmet Ağca çocuklarını Yetim bırakmıştır.
 

Mehmet Ağca Orta yaşlarda hayata doymamış 46 Yaşında toprağı vatan olsun diye çıkan çatışmada vurularak Hakkın rahmetine kavuşmuştur..Herne kadar olay 1956 yılında meydana gelsede günümüzde yaşayan insanları etkilemiştir

 

Bu genç ve yüreği büyük insanlara şükran borçluyuz, vefa borçluyuz dahası vatan toprak Orman borçluyuz. Allah Rahmeti ile muamele eylesin, Makamı Cennet olsun inşallah Şehit olmuşlardır, çunkü vatan toprağını korumak için vuruşarak ve çarpışarak Hakkın rahmetine kavuşmuştur.
 

Bu yiğit insan, Köyünün Ormanı korumak amacıyla Hayatını seve seve feda etmiştir. Bizlere düşünse her zaman onları rahmetle ve saygıyla anmak olmalıdır. Bizlerden sonraki Nesillerin de bilmesi ve Bu Kahraman unutulmaması için bu yazı kaleme alınmıştır.
 

1956 Yılından sonra, korkusuzca Ormana gidebiliyorsak, Odun edebiliyorsak, gozelik toplaya biliyorsak, Arka arka odun edip getirebiliyorsak, araba araba çam dalı çam odunu getirebiliyorsak, daha sonra motor motor çam getirebiliyorsak, korkusuzca Hayvanlarımızı arazide ve ormanda otlatabiliyorsak işte bu Köyünün Ormanı için can veren iki yiğit insan, iki kahraman sayesindedir. Onlar bedelini canlar ile ödediler, bizler rahat rahat yaşıyoruz. İşte bu sebeplerden dolayı onlara teşekkür borçluyuz, minnet ve şükran borçluyuz. Bunu Konaklı Köylüyüm diyen hiçbir fert unutmamalı ve aklından çıkartmamalıdır.
 

Vatanın Anlamını şu sözler ne güzel anlatmış.’’ Yeryüzündeki herhangi bir kara parçasının "vatan" statüsüne geçebilmesi için, orada yaşayan orayı yurt olarak benimseyen insanların o toprak uğrunda seve seve mallarını, canlarını feda etmeleri gerekir. İşte o zaman orası "vatan" olur. Değilse bir arsa, bir tarladan öteye geçemez...”

 

Şair Mithat Cemal Kuntay ‘in dediği gibi,

''Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.
Toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır. ''

Dizelerinin anlattığı gibi, Toprağın ''Vatan'' olmasın için Onlar Canlarını Feda ederek bedelini ödediler bizler rahat rahat yaşayalım diye.

 

22 Mart 2010 tarihinde kendi yazdığım “HASRETİM SANA KONAKLI” adlı şiirimin bir dörtlüğü şöyledir.

Yalnız merek ta eskiden beri panayır yeri,

Kesmişler ormanın sembolü altı kardeşleri.

Senin için canını vermiş nice koç yiğitleri.

Çamların çekim kokusuna Hasretim Konaklı.

Bu dörtlükte ki,

“Senin için canını vermiş nice koç yiğitleri.”

Dizesindeki “...KOÇ YİĞİTLERİ.”  Mehmet Ağca ve Hüseyin Kara yiğitleri için söylenmiştir.

 

Ali ve Zahide oğlu Mehmet Ağca: ( 30 Temmuz 1910 – 24 Ekim 1956)



 

Mehmet Ağca, vefat ettiğinde dört kardeşi vardı yani beş kardeştiler:
01 Temmuz 1895 Doğumlu Kezban Ağca, 01 Temmuz 1901 Doğumlu Raif Ağca,16 Haziran 1906 Doğumlu Menevşe Ağca, 23 Mart 1907 doğumlu Rahime Ağca adlarında kardeşleri vardır. Bunların, Kayıtlarda evlenme ve ölüm tarihleri ile ilgili bilgi yoktur, sadece doğum tarihleri mevcuttur.

Hanife ve Mehmet Ağca'nın Çocukları:

 

Mehmet Ağca (30 Temmuz 1910 Doğumlu ve 20 Ekim 1956 yılında 46 yaşında) ormanda vurulması sonucunda şehit olduğunda, en büyüğü 25 en küçüğü ise henüz 8 Yaşında 4 Kız bir erkek evlat bıraktı. Fatma, Ağca Kara ( 02 Ağustos 1931 Doğumlu 25 yaşında), Selver Ağca Paça ( 03 Haziran 1937 Doğumlu 19 yaşında), Şükran Ağca ( 02 Nisan 1941 Doğumlu 15 yaşında), Türkan Ağca ( 05 Haziran 1945 Doğumlu 10 yaşında) ve Raif Ağca ( 19 Eylül 1948 Doğumlu 8 yaşında) isimlerinden beş çocuğu vardı.
 

Bunlardan Fatma Ağca Kara Arif dayının oğlu (Süslü) Süleyman Kara ile Mehmet Ağca Sağlığında evlendirmiştir.


Selver Ağca Paça (19),Şükran Ağca (15), Türkan Ağca (10 ), Raif Ağca (8) dört bekar çocukları. 01 Temmuz 1922 Doğumlu ve henüz 34 yaşında olan Hanife Ağca  biri evli dört bekar beş çocukla dul kaldı. Hayat mücadelesini çocukları ile birlikte devam ettirdi. Ailesi erkeksiz kalmıştır bir erkek var oda henüz 8 Yaşındaki çocuk Raif Ağca. Hanife Ağca Ailesine hem erkeği hem de kadını oldu. Bunun bilinci içerisinde çok zorluklarla mücadele edeceğini biliyordu. Bu bilinçle çok çalıştı mücadele etti, çocuklarını muhannete muhtaç etmedi. Çocuklarına hem analık hem de babalık yaptı.
 

Mehmet Ağca Şehit olduktan sonra Hanife Ağca çocuklarını büyütmek için bir daha evlenmemiştir. Hayatının bundan sonrasının zor olacağını biliyordu. Dahası hayatın ne kadar acımasız olduğunu da biliyor buna göre hareket ediyordu. Bakmak zorunda dört çocuğu olduğu bilinci içerisinde çok çalışması gerektiğini de biliyordu. Hanife Ağca çocuklarının nafakasını kazanmak için, Giresun’a giderek burada yevmiyeci olarak çalışmak suretiyle para kazanarak çocuklarının geçimini sağladı. Evlerde temizlik işçisi olarak çalışıp çocuklarına baktı. Yalnız ve çileli geçen hayat mücadelesi sonrası büyüttüğü evlatlarını evlendirerek yuvalarını kurmalarını sağladı.
 

Fatma Ağca Arif Dayının oğlu (Süslü) Süleyman Kara ile, Selver Ağca Paçon Hüseyin Dayının oğlu Halis Paça ile Şükran Ağca Nazım Dayının oğlu Süleyman Direk ile Türkan Ağca Zihni Dayının oğlu Nevzat Öztürk' le ve Raif Ağca Tahir (Ağa) Dayının kızı Elmas Kara (Ağca) İle evlenerek yuva kurdular. Hanife Ağca öldüğünde dört Çocuğunu büyütüp evlendirerek yuva kurmalarını sağladı. 
 

Hanife Ağca üzerindeki büyük yüke daha fazla dayanamayarak 09 Eylül 1984 Pazar günü vefat etti. Çocuklarından Erkek ve en küçükleri olan Raif ağca 28 Mart 2011 Tarihinde vefat etti. Allah Rahmet eylesin Ruhları şad olsun, mekânları cennet olsun inşallah.

 

Her iki yiğit Kahramanlarımıza, Şahsım Konaklı köyü Halkı ve Konaklı Haber adına şükranlarımı sunuyorum , Rahmetle ve minnetle anıyorum..!

 

DİP NOT (1) : Bu Hayat hikayesini yazmaya başladığım 20 Temmuz 2019 dan bitirdiğim 10 Eylül 2019 Tarihine kadar geçen sürede; Doğrusu bu kadar dramla karşılaşacağımı tahmin etmemiştim. Doğruyu söylemek gerekirse çok şaşırdığım konular oldu.


DİP NOT (2) : Bu Çalışmada bizlere yardımcı olan ve çalışmanın tamamen gerçeklerin açığa çıkmasına katkı yapan; Bilgi ve belgeleri elde edilmesinde yardımcı olan herkese çok teşekkür ediyor şükranlarımızı sunuyoruz.

KATKI SUNANLARDAN BAZILARI:

1- Hacı Doğan ( Eski Konaklı Köyü Muhtarı) Olayla ilgili bilgi alınmıştır.

2- Salih Öztürk (Süleyman çavuş Oğlu) Olayla ilgili bilgi alınmıştır.

3- Mustafa Temur (Usta gilin Mehmet Oğlu) Nüfusta Doğum ve ölüm tarihleri ile ilgili destek alınmıştır.

4- Mehmet Ağca (Raif Oğlu, Şehit Mehmet Dedesinin Adını taşıyor) Dedesi Mehmet Ağca Hakkında bilgi ve Belge'de yardımcı oldu

5- Erhan ve Önder Direk ( Şükran ve Süleyman Oğulları) Anneleri hakkında bilgi alınmıştır.

6- Ersin Paça (Selver ve Halis Oğlu)  Annesi hakkında bilgi alınmıştır.

7- Zihni Öztürk (Türkan ve Nevzat Oğlu)   Annesi hakkında bilgi alınmıştır.

8- Niyazi Kara (Fatma ve Süleyman Oğlu) Annesi hakkında bilgi alınmıştır.

9- Bu Hikayede adı geçen şahısların akrabaları ve İsmini sayamadığımız kişiler ile yapılan görüşmede fikir alış verişinde bulunarak hikayenin meydana çıkmasına katkı sunan herkese teşekkür ediyoruz.
 

DİP NOT (3) :
 

Konaklı Köyü Tarihinde İz bırakan Yaşanmış hayat hikâyeleri Yazı dizisi devam edecektir. Bu konuda söylemek istediği olanlar bizlerle irtibata geçebilirler. Kaleme aldıkları ve/veya alacakları Yaşanmış Hayat hikâyelerini, Edebi her türlü yazı; Şiir, Makale ve Yaşanmış Hayat hikâyeleri yazarak bizlere ulaştırıldığı takdirde yazan kişi adına burada KONAKLI HABER de yayımlanacaktır.


 

NOT :  Bu Yazı dizisinde MEHMET AĞCA ve HÜSEYİN KARA'nın hikayesi birlikte yazılmaya başlandı. Fakat Mehmet Ağca'nın bilgi ve belgelerinin bazıları tamamlanamadığı için ayrı ayrı yayımlamaya karar verilmiştir.
 


 

Araştırma ve Derleme:


Mustafa DOĞAN

20 Temmuz 2019 - 10 Eylül 2019
KONAKLI HABER
Genel Yayın Yönetmeni

 




Kaynak: KONAKLI HABER

Editör: Mustafa DOĞAN

Bu haber 902 defa okunmuştur.


FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÜLTÜR & SANAT Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Konaklı Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI