Bugun...


MUSTAFA DOĞAN (Yazar)

facebook-paylas
Konaklı köyü Tarihinde ‘’ iz bırakan KAHRAMANLAR” = 3 =
Tarih: 01-10-2019 09:57:00 Güncelleme: 01-10-2019 11:38:00


Konaklı köyü Tarihinde ‘’ iz bırakan KAHRAMANLAR” = 3 =

 

KONAKLI Köyü tarihinde ‘’iz bırakan KAHRAMANLAR” in üçüncüsünü yayınlıyoruz.

 

Gümüşhane ili Şiran ilçesine bağlı Konaklı Köyü yaylasında 1954 ve 1955 yıllarında meydana gelen olayı ve kahramanlarını anlatmaya çalışacağım. Tarih tam olarak bilinmemekte olup gelişen olaylar doğrultusunda 1954 ve 1955 yılların da vuku bulduğu tahmin edilmektedir.

 

Bahsedilen tarihleri yaz aylarında Gümüşhane Şiran'a bağlı Konaklı köyü Yaylasında, Konaklı köyü Sakinlerinden Orman Korukçuları olan Salih Kara (Namı değer Gicirin Salihi) Hüseyin Kara ve İbrahim Kara (Namı değer Momuc İbraham) ile Giresun İli Alucra ilçesine bağlı Çalgan Köyün ‘den o yıllarda Çobanlık yapan İsmi bilinmeyen şahıs arasında geçmektedir.

 

‘KORUK’ Olan yerlerin Korunması Otların taksimatı:

 

Bu tarihte Hacı Mehmet Kara’nın Muhtarlığın da Hüseyin Kara ile birlikte Salih Kara ve İbrahim Kara (Namı değer Momuc İbraham) Orman Koruyucusu ( Dağ Gorukcusu) Durmuşlardır. Eskiden Yaylada Obanin içi Lağım Tarla ve Söğüdün deresinin otları biçilmek için belirli süre 'KORUK' olarak orman koruyucuları tarafından korunurdu. Yaylaya göçme zamanı öncesinde köylü toplanır İMC usulü ile Tırpan ve oraklarla biçilirdi. Biçilen otlar Oba da toplanır ya biçime katılan kişiler arasında pay edilirdi ya da topluca bir kişiye belirli miktar para karşılığı satılırdı. Elde edilen para, köyün ihtiyaçları için harcanmak üzere Köy bütçesine bırakılır idi.

 

O yılların gençlerinin bu Koruk olan yayla, lağım Tarla ve Söğüdün Dere ile ilgili birçok anısı vardır. Koruk yerleri yaymak için bin türlü yollara müracaat eden mi dersin, Çalgan in dağına kaçan mı dersin. Belirli yaş ve üzerinde olanlar bu yazıyı okuyunca içerisinde bir şeylerin kıpırdadığını ve o günlerde yaşadıkları Anıların film şeridi gibi gözlerinin önünden geçtiğini hissedebiliyorum. Çünkü bende o günleri yaşamış;  her taşında, toprağında, ağacında, yaylasında, torluğunda, Söğüdün deresinde velhasıl Her bir yerinde hatırası ve anısı olan birisi olarak film şeridi gibi gözümün önünden geçti ve beni alıp götürdü o günlere.

 

1954 veya 1955 Yılı Yaz aylarında vuku bulan olay:

 

O yıllarda Yaylayı Komşu Köyler, Kırıntı ve Çalgan Köyleri Sahiplenmeye çalışmaktadır. Bundan dolayı Yaylayı bu Köylerin sahiplenmesini ve ''KORUK'' olan bölgeleri (Yayla, Lağım Tarla, Söğüdün dere) beklemeleri için İki Gorukçu (Koruyucu) tutulurmuş. 1955 Yılındada Salih KARA ve Hüseyin KARA görevi ifa etmek için Yayla Gorukçusu (Koruyucu) durmuşlardır. Dağ Gorukçusunda (Orman Kuruyucusu) Biri olan İbrahim Kara'da bu olayda Yaylada Salih Kara ve Hüseyin Kara'nın yanında bulunmaktadır.

.

Çalgan Köyü’nün Mal Çobanı Köyün Mallarını Söğüdün dereye bırakmış koruk olan yerleri yaymaya başlamış. (Çalgan Köyü’nün Sığır Çobanı Köyün Hayvanlarını Söğüdün dereye bırakmış Korunmakta olan Otları hayvanlarına yedirmeye başlamıştır.) İlk önce Hüseyin Kara ve İbrahim Kara (Namı değer Momuc İbrahim) çobana müdahale etmeye çalışırlar ama nafile Çoban elindeki Gobal (Sopa) ile bunları kovalar. Kılıç’ın üstünde olayı gören, Koruk yerlere Malın (Hayvanların) yayılmak ta (Yemekte) olduğunu gören Kılıç’ın üstünden hızla Söğüdün dereye bırakılan Hayvanların yanına gelerek müdahale etmeye çalışan Konaklı Köyü Orman Gorukçusu (Koruyucu) Salih Kara hayvanlarını buradan çıkarmasını buraların koruk olduğunu söylemesi üzerine tartışma çıkmıştır. Çalgan Köylü Çoban buraların kendlerinin, Yani Çalgan Köyü’ne ait olduğunu söyleyerek Hayvanları çıkarmayacağını söyleyerek itiraz eder. Bunun üzerine Salih Kara şikâyet etmek üzere Çalgan Köyü Muhtarına gitmek için Çalgan Köyü'ne yönelir. Çalgan köyü çabanı buna itiraz eder köyüne gitmesini engellemeye çalışır. Salih Kara’nın kararlı olduğunu anlayınca ve engellemeyeceğini anlar. ”Gitme diyorum sana” diye söylenir, yine başarılı olamayacağını anlayan Çalgan Köyünün Çobanı Arkadan usulca yanaşır Elindeki gobal (Sopa) ile Salih Kara’nın boynuna vurması sonucu kanlar içerisinde yere yığılır. Olay esnasında orada bulunan, Hüseyin Kara ve İbrahim Kara (Namı değer Momuc İbrahim) Araya girmeye ve ayırmaya Çalışsalar da başarılı olamazlar. Çoban Yerde yatmakta olan Salih Kara'ya vurmaya devam eder, öldüresiye vurur bir fırsatı bulan Salih Kara ayağı kalkar ve kanı görünce deliye döner, yerden kalktığı gibi boğuşmaya başlarlar bu esnada Elindeki Girebiyi (Nacağın Küçüğü ve gagakli olan kesici alet). Sallaması sonucu Çalgan köyü Çobanın Kulağına isabet eder. Girebi can alıcı yere denk gelmiştir. Yere yığılan Çalgan Köyü Çobanı yerden bir daha kalkamaz ve hayatını kaybeder. Kendini korumaya çalışan Salih Kara hayatta kalması için yapılması gerekeni yapmış, istemeyerek de olsa, Kendisini korumak içinde olsa Çalgan Köyünün Çobanın ölümüne sebep olmuştur.

Ne için, Köyü’nün Yaylasını Korumak için, Vatan toprağı Namus olduğu için. Onu yabancılara karşı Korumak görevi olduğu için.


Hüseyin Kara, İbrahim Kara ve 
Salih Kara’nın  Cezaevi Günleri:

 

Salih Kara İstemeyerek de olsa bir kişinin ölümüne sebep olmuştur. Olaya tanık olan Hüseyin Kara ve İbrahim Kara ile birlikte Yukarı mahalle Mezire Mevkiinde Ocaklarda Taşların oluşturduğu Mağara gibi yerde iki üç gün saklanırlar. Böyle olmayacağını ve Emniyet güçlerinin sıkıştırmasından bunalan Konaklı Köyü Muhtarı Hacı Mehmet Kara haber gönderir. Gelmelerini ve kendilerini emniyet güçlerine teslim edeceğini söyler. Muhtarın çağrısına uyarak gelen, Salih KaraHüseyin Kara ve İbrahim Kara Köyde beklemekte olan Jandarma ya teslim edilirler.


Yeşilbük Jandarma Karakolunda ifadeleri alınarak Şiran'a Şiran’dan da Gümüşhane ye sevk edilirler. Gümüşhane’de yapılan soruşturma sonrası 3- 4 ay içerisinde suçluyu tesbit edemezler. Çünkü bu Üç kişide Suçu Kendisinin işlediğini söylemektedir. Üçüde birbirini birakmak istemediğinden böyle bir yola başvururlar. Mahkemede geçen 3-4 içerisinde Çeşitli işkencelere ve kötü muamleye maruz kalırlar. cezaevi görevlileri tarafından gün boyu dövülen bu 3 arkadaş, bayılana kadar dövülmeye ve işkenceye devam ederler. Bayıldıklarında ayılmaları için su dökülerek ayıltmaya çalışırlar. Su yeterli gelmeyince kaba etlerine çuvaldız batırılarak ayıltmaya çalışırlar. Yapılan Baskılara ve İşknceye dayanamayan İbrahim Kara’nın ''Söyleyeceğim artık dayanma gücüm kalmadı'' demesi Üzerine, Salih Kara suçu kabul eder kendisinin Çobanın ölümüne sebep olduğunu söyler. Hüseyin Kara ve İbrahim Kara tahliye edilerek evlerine dönerler.

Cezaevine düşen bu üç arkadaşlardan , Hüseyin Kara 57 yaşında, İbrahim Kara 29 yaşında, Salih Kara 24 yaşında idiler. Kimisi Gençliğin baharında kimisi olgun Yaşına rağmen, Köyü ve Köyünün toprağı için gözünü kırpmadan hayatını feda etmeye hazır gerçek birer Konaklı Köyü Milliyetçısı baba yiğitler.


Salih Kara yapılan mahkeme Sonucu 8 Yıl Ceza alır. Ceza kesilirken Nefsi müdafaa (Kendini savunmak) göz önünde bulundurularak 8 yıl ceza verilir. Cezasının bir kısmını Gümüşhane de çeken Salih Kara İyi halden, Sivas Cezaevine nakledilir. Sivas’ta bulunan Halı Fabrikasında Çalışarak Cezasını çekmeye başlar. Hükümlü değil de Fabrika ’da Çalışan bir işçi gibi cezasını çekmeye devam eder. 4- 4,5 Yıl Hapis yattıktan sonra 1960 Yılında çıkan Af sonrası tahliye edilmiştir. Hapis yıllarını anlatan Salih Kara “ Cezasını Çektiği Sivas Cezaevinde Halı dokuyarak günlerini geçirdiğini söylemektedir.”

 

Bu Arada, Ayrı bir paragraf açmak istiyorum:

 

Bu olayla ilgisi yok ama ayrı bir paragraf açmak istiyorum. Yukarıda bahsi geçen bir bilgiye açıklık getirmek için bu paragrafı açmak ihtiyacı duydum. Şöyle ki, “…………….. Muhtar Hacı Mehmet Kara haber gönderir. Gelmelerini ve kendilerini emniyet güçlerine teslim edeceğini söyler” Bu emre hiç ihtiraz etmeden, saklanmakta olan kişilerin uydularını görüyoruz. Köy kurulduğu tarihten 1990 Yıllarına kadar bu böyle devam ede gelmiştir. Köyün Mülki Amiri sayılan Muhtarın emirlerini ve dediklerini sorgulama olmadan uygulamak varmış. Emre itaat, kişi ve kişilere saygı, Köyün idaresinde bulunanların makamlarına saygı varmış. Makamların bir ağırlığı ve saygınlığı varmış. Köyün Muhtarı kim olursa olsun emirlerine harfiyen uymak ve uygulamak varmış. Doğru yanlış diye sorgulama olmadan.  Değil Muhtarın emirlerine itaatsizlik; Köyün Bekçisine, Gorukçusuna (Koruyucu) ve Azalarına bile büyük saygı ve emirlerini uygulama varmış. Bunlar köy idaresinde görev alan kişiler olduğu için kişilere değil temsil ettikleri makamların büyük saygınlığı varmış. Dahası Köyün İlkokul Müdürü ve Köy Camii imamı da Aynı itibarı görmektedir O zamanla şimdiki zaman arasındaki farkı siz belirleyin veya karar verin.

 

Bunu bir misal vererek anlatırsam : Belirtilen tarihler arasında yaşayan kişiler bilirler. O tarihte Mal yayan (Hayvan otlatan) herkes bilirler ki; O yıllarda İk tane Tarla Gorukçusu (Arazi Koruyucusu), İki tane Dağ Gorukçusu (Orman Koruyucusu) ve İki tanede Yayla Gorukçusu ( Yayla Koruyucusu Yayla ve söğüdün derenin ''KORUK'' olan otlarina beklemek ve Yaylayı Komşu Köyler, Çalgan ve Kırıntı Köylerinin Sahiplenmesini önlemek için) tutulurdular. Bu Gorukçularin Mıntıkasında bir Konaklı Köylü hata yapsın, hataya verilen cezaya razı olmasın itiraz etsin ne kolay. O zamanda yaşamış olan delikanlı ve erkeklerin, genç Kızların ve bayanların, Şesleri duyar gibiyim. Benim bir Arka odununu felan Gorukçu yakalayıp yaktı ipimi ve girebimi elimden aldı. Bir diğerinin Felan tarlayı Yaydiğim için filanci Gorukçu beni dövdü ve Mallarını alıp götürüp hapsetti dahası Yaydiğim tarlanın fazlasını ziyan olarak ödetti, yediğim dayak yanıma kar kaldı dediklerinizi duyuyor gibiyim. Bunun gibi örnekleri çoğaltabiliriz. Ah ne günlerdi o günler, diyenlerden misiniz..?


 

Salih Kara Cezaevinde İken Ailesinin durumu:

 

Salih Kara Cezaevinde cezasını çekerken Ailesinin geçimini Salih Kara’nın kardeşi Yusuf Kara yardımı ile sağlamaktadırlar. Yusuf Kara Abisi Salih Karanın ailesini ve çocuklarına Kol kanat germiş onları kimseye muhtaç etmeyerek geçimlerini sağlamıştır. Yusuf Kara 1959 veya 1960 Yılında Abisinin Cezaevinde çıktmasına yakın,  Murat Öztürk (Osman Oğlu) kulandığı Arif dayının oğlu Muharrem Doğan’a ait Kamyonu ile  Kaza yapmıştır. Kaza esnasında Kamyon Kasasından Atladığı anda Kamyonun altında kalarak ezilerek vefat etmiştir. O sırada Nışanlı olan Yusuf Kara'nın vefatı nediyle Murat Öztürk tutuklanmış bir süre hapis yatmış ve suçsuz olduğu anlaşılınca tahliye edilmiştir. Elim bir Trafik kaza sonrası 1959 veya 1960 yılında Hayatını Kaybeden Yusuf Kara'ya, 1966 yılında Hayatını Kaybeden Muharrem Doğan'a ve 2006 Yılında Hayatını Kaybeden Murat Öztürk'e Allahdan rahmet diliyoruz.

 

 

Salih Kara ve İbrahim Kara Köyüne hizmet için ne görev varsa hepsini yapmıştırlar:

 

1- Konaklı Köyü’nün Çobanlığını,

2- Konaklı Köyü’nün Bekçiliğini,

3- Konaklı Köyü’nün Gorukculuğunu (Koruyuculuğunu),

4- Veee Konaklı Köyü’nün 1977 – 1984 yılları arasında yedi yıl Salih Kara1974 - 1975 Yıları arasında Bir yıl İbrahim Kara Muhtarlığını ve çeşitli dönemlerde Azalık yapmıştırlar.

(Hüseyin Kara, yaşının ilerlemesin den nedeniyle; Bu olaydan dolayı Köylülerinin vefa göstermediğine ve Kendilerine Sahip çıkılmadığına İnandığı için bir daha Köy işlerinde görev almamıştır.)
 

07 Aralık 1992 Pazartesi günü vefat eden Hüseyin Kara'yı  Mayıs 2011 Pazar günü vefat eden İbrahim Kara'yı 15 Ocak 2018 Pazartesi günü vefat eden Salih Kara’yı,  Rahmetle, Minnetle ve Şükranla anıyoruz. Konaklı Köyü için yaptıkları hizmetlerinden ve fedakârlıklarından dolayı, Konaklı Köyü Halkı adına teşekkür ediyoruz.
 

O tarihlerde muhtarlık yapan ve olay ismi geçen, 11 Aralı 1987 Cuma günü vefat eden Hacı Mahmet Kara'yı Rahmetle anıyoruz.

 

KONAKLI KÖYÜ ve TOPRAKLARINI KORUMAK İÇİN HER ŞEYİNİ ORTAYA KOYAN, CANI PAHASINA BU TOPRAKLARI BİZLERE BİRAKAN O BABA YİĞİTLERE KAHRAMAN ECDADIMIZI RAHMETLE MİNNETLE ANIYORUZ ve SONSUZ ŞÜKRANLARIMIZ SUNUYOR ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUZ..!

 

NOT: Bu araştırmada Konaklı köyü Tarihinde ‘’ iz bırakan KAHRAMANLAR” = 3 =  (Yaşanmış hayat hikayesinde) yardımcı olan ve katkı sunan herkese teşekkür ediyoruz.

YARDIMCI OLAN BAZI KİŞİLER:

1- Enver Kara (Salih Oğlu) Olayla bildiklerini anlatmıştır.

2- Ümit Kara (Enver oğlu) Dedesi Salih Kara'yı sağlığında konuşturarak video ya alıp, Bu videoyu bizimle paylaştı. Haberde yayınlanan Video 'dur.

3- Polat Kara (Celal Oğlu) Dedesi Hüseyin Kara ile bildiklerini bizimle Paylaşıldı.

4- Nafiz Kara (Dursun Oğlu)

 

DİP NOT: Buna benzer olayları bilenler ve bu konularda söyleyecek sözü olanlar, Susmasın söylesinler Kaleme Alıp bizler ulaştırsınlar. KONAKLI HABER de yayımlayalım.

 

 

Araştırma ve Derleme:


Mustafa DOĞAN

20 Eylül 2019 - 01 Ekim 2019
KONAKLI HABER
Genel Yayın Yönetmeni
(İmtiyaz Sahibi)



Bu yazı 285 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Konaklı Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI