İstanbul Escort

mecidiyeköy escort

halkalı escort bayan

beylikdüzü escort bayan

bursa escort

sportturbo.net

kaçak iddaa

canlı bihis

kaçak bahis siteleri

kaçak bahis

canlı casino

illegal bahis

bets10

Bugun...


Polat ZÖTÜRK

facebook-paylas
Gazi Süleyman (Çavuş) Öztürk’ün Hatıraları.
Tarih: 20-11-2021 12:22:00 Güncelleme: 20-11-2021 12:22:00


Gazi Süleyman (Çavuş) Öztürk’ün Hatıraları.


KONAKLI Köyü sakinlerinden Merhum Mehmet Oğlu Süleyman Öztürk'ün Kurtuluş savaşında ettiği mücadeleden kesitler. Torunu Polat Öztürk'ün Dedesi Gazi Sülayman Öztürk'den dinlediği Hayat hikayesini ve Kurtuluş savaşı anılarını bizimle paylaşmışlardır.
 

Sayın üstat değerli başkanım Mustafa Doğan ve Konaklı Haber,
 

Ben rahmetli Gazi Süleyman Çavuş oğlu Salim Öztürk’ün oğlu Polat Öztürk.
 

Dedem Gazi Süleyman Öztürk’ten dinlediğim kadarı ile anlatmaya çalışacağım. Böylelikle unutulmaya yüz tutmuş bir kurtuluş savaşı Gazisi Dedemin hatıralarını, Konaklı Haber ve sizlerin aracılığıyla tüm Konaklı Köyü sakinlerinin okumasına vesile olacağız. Sizlerin şahsında Konaklı Haber çalışanlarına teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum.
 

 Rahmetli dedem kurtuluş savaşı ve Kafkas cephesi Rus ve Ermeni işgal ve katliamlarına karşı Kazım Karabekir komutasında ve Birinci İnönü ikinci İnönü ve Sakarya meydan muharebesine katılan düşman Yunanlılara karşı büyük taarruzlar da savaşmıştır.
 

Düşman Ordusu ile savaşırken Sakarya köprüsünde üç mavzer mermisi yiyerek yaralanmış olup gazi unvanını almıştır.
 

 Rahmetli dedemden savaş anılarını birinci ağızdan dinledim. Siz değerli dostlarıma aktarmanız için anlatacağım.
 

Osmanlı devleti balkanlarda on yıl savaştıktan sonra yeniliyor isyanları bastıramıyor sürekli toprak kayıp ediyor. Sonra birinci dünya savaşı başlıyor ittifak devletleri alman ve Macaristan imparatorlukları beraber Osmanlıda Çanakkale’de mağlup oluyorlar.
 

İmparatorluk parçalanmaya ve işgal edilmeye başlıyor. Kısa anlatıyorum ortaya bir komutan çıkıyor oda Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ülkemiz işgal edilirken Ruslar Kars Erzurum ve Bayburt’u ermeni çeteleriyle işgal etmişlerdir. Gümüşhane ve Şiran halkı Rus işgalinden kaçmak için muhacir yani göç ettiriliyor. Bunların içinde bizim köyümüz Civrişon da var.
 

Rahmetlik dedem 1899 doğumlu dur dedem babasını anasını birde felçli bacısını öküz arabasına bindiriyor Camuşları koşuyor daha 17 yaşında memleket de erkek kalmamış. Çok uzun savaşlar olduğundan çocuklara çok iş düşmüş annesi babası beraber süre süre Yozgat’a geliyorlar. Köylülerimizin bir kısmı da Amasya ya geliyor. 
 

Dedem Yozgat’ın bir köyüne babasını bırakıyor oradan askere alıyorlar.  Daha 17 yaşında Kazım Karabekir komutasına veriyorlar,  çavuş olarak başlıyor. Ruslar Çil horoza kadar geliyorlar. Dedem ve arkadaşları burada müdahale ediyorlar, Rusların ilerlemesini durduruyorlar. Bu arada Fevzi Çakmak paşada ordusuyla beraber eski adı ‘zıhar’ olan yeni adı Çakmak da bekliyor. Kızlar kalesini Fevzi Çakmak Paşa yaptırmıştır. Mevziler dediğimiz fındıklı bel tarafında mevzilenmiş Rusları hezimete uğratmışlar, neticede Rusya’da Bolşevik ihtilali oluyor çarlık dağılıyor Ruslar geri çekilmeye başlıyorlar.
 

Türklerle anlaşma yapıyorlar anlaşma yapılırken Dedem ve Osmanlı askerleri bir dağın yamacına mevzilenmişler. Miralaylar derenin içine bir masa kurmuş anlaşmayı orada yapmışlar.  Anlaşma olmasa 300 yüz mavzer fişeğim var onunla savaş mı olur bereket versin anlaşma oldu bizde savaşmadık dedi.
 

Bu arada ermeni çeteleri köy kasaba demeden yakıp yıkıyorlar diye haber geldi bizde takibe başladık Çarlı çeteler yetişemiyorduk çok katliam yaptılar. Çoluk çocuk köylerde hep süngülemişler bizde yakaladığımız gurupları hallettik neticede barış oldu Ruslar geri çekilmeye başladılar.  Getirdikleri silah ve mermilerini toplarını yiyeceklerini bize bıraktılar,  ben ilk defa makineli tüfeği o zaman gördüm. Ruslar çok tüfek bıraktılar.
 

Sınırlar belli oldu beni karta bir sınır karakoluna çavuş olarak verdiler yanım dada 12 nefer var yani asker. Karakol çok iyi idi. Bir gün nöbete çıkan askerler çavuşum sınırın diğer tarafındaki askerler bizi rahatsız ediyor diye şikâyet ettiler yanıma iki nefer aldım doğru Rus karakoluna gittim.  Kapıya bir tekme vurdum kapı açıldı içerde masada bir oturuyor iri yarı bir adam bende iriyim ama o benim üç katim biriydi anlattım anlamadı tercüman getirtti şikâyeti söyledim.  Bize dediler askerlerle sohbet etmek istemişler bizim askerlerde yanlış anlamış biz barış yaptık dedi. Yukarıdan aşağıya beni gözleriyle bir süzdü sırtımda palto yok ayağımda ayakkabı yok pantolon yok komutan bana tercüman vasıtasıyla karakolda kaç kişisiniz dedi bende 13 kişiyiz dedim.1 3 üç kişiye depodan bot parke pantolon verdi giyindik parkeler bizleri öyle sıcak tutuyor ki kışın 50 derece soğuk ta dışarıda yatabilirsin.  Bize yemek ikram etti oradan karakola geldik.
 

 Bir zaman sonra hudut karakollarındaki fazla askerler toplansın dediler. Ben gönüllü karakoldan sekiz neferle ayrıldım toplanma yerine geldik. Yunan İzmir’i işgal etmiş diye bilgi verdiler.  Askerler Ankara’da toplanacak dediler tesisatımızı topladık benim sırtımda makinalı tüfeğim var hiç bırakmıyorum onu.  Kars’tan yola çıktık 32 gün 32 gece yürüdük.  Ankara’nın Haymana şehrine geldik aç susuz yorgun bir dağın yanına karargâh kurduk.
 

 Miralay bana dedi ki yanına bir kaç kişi al köylere gidin odun bulunda karavana pişirelim dedi, bende dört nefer aldım bir köye gittim adamın birinden odun istedik. Adam kazmayı aldı evin damını söktü verdi, Yunan gâvuruna kalacağına siz yakın ısının dedi; aldık geldik karavanalar pişiyordu.  Sekiz on tane miralay tepeye doğru keşfe çıkıyorlar, bu arada yunan askeri taarruza kalkmış geriye üç beş miralay kaldı bize emir verdiler bölükler yerlerine talim görmüş nefer yay gibi dizildik, atış serbest dediler ortalık yanmaya başladı. Yunan tepeye çıkmış biz aşağıdayız anlar bize on fişek atıyorlar bir kişi vuruyorlar biz on tane atıyoruz on kişi vuruyoruz. Misal söylüyorum biz onları tepeden aşırdı onlar bizi alırdılar insan ölüsünü çiğneye çiğneye o kadar asker ölmüş ki sayısını bilen yok. Düşman tutunamadı geri çekildi rahatladık.  Tahminim burası mangal tepe çok zaman geçti.
 

 Bir tepede yine düşmanla çatıştık çok zayiat verdik, gün boyu tetik kesmekten parmaklarım uyuşmuş.  Cephe gerisine çekildik yorgunluktan çanımız çıktı Şiranlı arkadaşlarım vardı cephede beraber taarruz yaptık. Yanımdaki arkadaşım kayıp oldu dedim ölüsünü dirisini bulalım dedim. Taarruz yaptığımız yete doğru gittik bir inilti geliyor seslendim ses gelmedi, bir ayak sesi duydum oraya bir fişek gönderdim biraz bekledik sesler kesildi. Baktım ki bizin Şiranlı vurulmuş yalnız ölmemiş üzerinde koca bir yunan gâvuru yatıyor bu ne dedim bana dedi ki o fişeği kim gönderdi dedi, benim canımı kurtardın çavuşum bu gâvur bana tam süngüyü vuracakken sen onu vurdun üstüme düştü dedi. Onu da aldık geldik.
 

Oturuyoruz dağın yamacında havadan sudan konuşurken yanımıza bir top mermisi düştü patlamadı sekti karşı dağa vurdu dağ yerinden oynadı. Şiranlı arkadaşımız çok muhalif bir arkadaştı la Süleyman çavuş bu yunan gâvurun da hiç merhamet yoktur. Ben bu topu nereye atıyorum,  orada askerler var korkar demez mi diye bizi güldürdü.
 

Bürgün sonra yine tepede karşılıklı taarruzlar yapılıyor, Yunan bize büyük taarruz etti bizi mevzilerimize yoğun mermi attılar, bizde onları geri püskürttük ama bizim sancaktar vurulmuş sancak düşmüş sancak sız asker olur mu? Miralaya dedim ben sancağı gidip getireceğim dedim,  gittim buldum getirdim ama yağmur gibi mermi yağıyor kimse başını kaldıramıyor sancağı Miralaya teslim ettim. Düşman geri çekildi bizde rahatladık.
 

Seneler geçti emir geldi Cephe savaşı yapılacak düşmanı söküp atacağız dediler. Bizde hazırlandık sabah karşı düşmana öyle saldırdık ki mevzi falan kalmadı onlar kaçıyor biz kovalıyoruz büyük bir ırmağın yanına geldik.  Karşıda yunan gâvuru köprüyü tütüyor biz almaya çalışıyoruz fişeklerin birbirini vurduğu yer orasıydı düşmanı köprüden söktük.
 

Köprünün ayağına geldiğimde vuruldum omuzumda yere düştüm bir de bacağımdan yedim mermiyi bacak kırıldı, sol tarafıma baktım kolumu göremedim, bacağım önemli değil kol koptu dedim.  Çok üzüldüm birde miralay geldi yanıma çavuşum vuruldun mu? Dedi. Kolum koptu dedim birde miralay kolumu arkadan önüme getirdi, mermiyi yiyince kürekten geri dönmüş dedi.  Öyle sevininki bacak kırık kol kırık derenin kenarında yatıyorum bir fişek geldi yatarken ensemden girdi tepede kalmış.  Yaralandık kaldım cephe gerisine getirdiler hastaneye sevk ettiler. Ankara’ya öküz arabasına bindirdiler beni araba salladıkça beynimdeki mermi canımı öyle yakıyor ki acısı tırnaklarımdan hissediyorum. Geldik tedavi olduk mermi kafada kaldı ameliyatı yoktur beyine zararı yok muş dediler.
 

Savaş bitti biz terhis olacağız, o komutan rapor tutmuş sancağı kurtardım diye bana yüz altın ikramiye verdiler, birde gazilik madalyası verdiler.
 

Terhis oldum Dört buçuk yıl sonra babamları bıraktığım yere gittim. Babamı Anamı kötürüm kardeşimi aldım, köye dönüyoruz yolda eşkıyalar önümüzü kestiler bir yığın köylü ya hepinizi öldürürüz ya da neyiniz varsa verin dediler altınları verdim köylüleri kurtardım. 
 

Köye geldik büyük madalya duruyordu gel zaman git zaman oda kayıp oldu dedi.
 

Kurtuluş savaşı gazilerine maaş bağlanmış dedemin haberi yok, babam Ankara’da öğrenmiş gelmiş bir dilekçe yazdırmış genelkurmaya cevap gelmiş sevgili Süleyman çavuş biz madalya verdik ne yaptın maaş almıyorum demişsin askerlik şubesine git bu yazı ile müracaat et demiş. Dedemde müracaat etti.
 

Fikri Kara’nın Anlattığına göre:

1963 Yılında Şiran’da Ortaokul okumaktaydım. Okulumuzun ve Şiran’da bulunan okulların katıldığı 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı Kutlamalarında; Şiran’da bulunan 9 gazi ile birlikte Köylümüz Süleyman Öztürk’e Gazı olduğu için İstiklal Madalyası takdim edildi ve ben çok gururlanmıştım. Köyümüzden birisinin bu vatanın kuruluşu için verilen bir savaşta mücadele ederek Gazilik madalyası aldığı için.
 

Kurtuluş savaşı Gazisi Gazi Süleyman Çavuş (Öztürk) 23 Aralık 1979 vefat etti. Ruhu şad mekânı cennet olsun madalyası yakınları tarafından hatıra olarak saklanmaktadır.
 

Kaynaklar:
Polat ÖZTÜRK
Fikri KARA



Bu yazı 106 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ

Konaklı Haberin Yeni Tasarımını Beğendiniz mi?


HABER ARA
YUKARI